Sullivan and Sons,Sullivan ve oğullar.

29/12/2009 · Kategori: teknoloji


 

Bizim 18,000 depo birçok aletler ve senin belirtmelerine revizyon yapılmaya hazır vanalar türü dolu. Bizim ürünlerimizin tamamı standartlar zorla alarak revizyon yapıl var en geç calibration teknolojisinin bazılarını kullanarak sonra calibrate. Bizim ürünlerimiz bakarak sana sonra yollan yeni ve install hazır sev

Sullivan ve oğullar, Inc. Enstürmantasyon ve vanalar aşağıya 20 yıla satıyor oldu. Bizim remanufactured parçalarımız 40 tane satır - % aktar. Biz çabuk kurşun zamanlarıyla kalite ürünleri sağlamaya çabalarız. Remanufactured enstürmantasyonu ve vanalar işi olur rekabetli bir pazar ve biz ayır kendimiz üst bir ürüne ve müşteri hizmetine bir friendly davranışı veriyor. Biz oluruz bir aile senin sorunlarına çabucak karar veriyor ve asgari zorluklarla gerçekten üzülen iş sahiplendi.

Our 18,000 sq. ft. warehouse is full of many types of instruments and valves ready to be rebuilt to your specifications. All of our products are rebuilt to exacting standards, then calibrated using some of the latest calibration technology available. Our products are then shipped to you looking like new and ready to install.

Sullivan and Sons, Inc. has been selling instrumentation and valves for over 20 years. Our remanufactured items sell for 40-75% off retail. We strive to provide quality products with quick lead times. The business of remanufactured instrumentation and valves is a competitive market and we differentiate ourselves by providing a superior product and customer service with a friendly attitude. We are a family owned business that truly cares about resolving your problems quickly and with minimal difficulties.

 


Full Repair Facility
We have a full repair shop that services all major manufacturer brands. Just send us your instruments or valves and we will evaluate for FREE and give you a repair estimate. Our top-notch repair service will save you TIME and MONEY.
The repairs on our control valves include disassembly, sandblasting, resurfacing of gasket surfaces, replacement of all soft parts, replacement or repair of trim, reassembly, and shell and leak test. A two year warranty is available on our control valves.


Valve Repairs

Instrument Repairs
Our 18,000 sq. ft. warehouse is full of many types of instruments and valves ready to be rebuilt to your specifications. We recently upgraded our valve shop with the latest technology and we have additional personnel to increase our production and decrease our lead times.

All of our items are rebuilt to exacting standards, then calibrated using some of the latest calibration technology available. Our products are then shipped to you looking like new and ready to install.

http://www.sullivanandsons.com/repair.shtml

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

estone'dan üç farklı kış lastiği

17/12/2009 · Kategori: otomobil


 

 

Bridgestone'un kış koşulları için geliştirilen üç lastiği bulunuyor. Bunlar binek otomobiller ve 4x4 araçlar için LM-30, yüksek süratlerde, yüksek performans ayrıcalığı sunan LM-35, 4X4 lastiği Blizzak DMV-1. Geliştirme süreçlerinin Orta Avrupa ülkelerinin kış koşullarında yapıldığı LM30, her türlü hava koşulunda mükemmel yol tutuşu ve maksimum kontrol sağlıyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

doğal temizlik

14/12/2009 · Kategori: saglik

 MİKROTEM DROP


drop ÖZELLİKLERİ

Evinizin her köşesinde kullanabileceğiniz bir ürün.
Duvar halı koltuk temizliğinde mükemmel bir temizlik sağlar.
Taze leke çıkarmada çay kahve vişne yağ tükenmez kalem gibi lekelerde doğrudan kullanılır.
KOKU GİDERİCİ

Koku giderici özelliği sayesinde spor ayakkabılarınızın kokularını cam siler aparatına 5 damla DROP damlatarak giderebilirsiniz.Ayrıca dropla spor ayakkabılarınızı temizleyebilirsiniz.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

3 damla DROP’la 500gr cam sil yapıldığını….
1 lt DROP’la 1000 defa halılarınızı temizleyeceğinizi….
1 lt DROP’la elde yıkanan hassas kumaşlarınızı 330 defa yıkayabileceğinizi…



*1 lt DROP’ta 10.000 damla vardır.

*10 damla bir çay kaşığını doldurur.

*1 çay kaşığı bir gr ağırlığındadır.


Mısır bitkisi + Hindistan cevizi formülü ile kalıcı ve kolay temizlik sağlar.DROP Türkiye’de ilk defa süper konsantre olarak sunulmuş damla damla kullanılan temizlik kültürüdür.
KULLANIM ALANLARI

Cam ayna ve kristallerin temizliği ½ lt suya 2 damla
Mobilya ve ahşap yüzeylerin temizliği ½ lt suya 2 damla
Halı koltuk ve kumaş kaplamaların temizliği 1lt suya 10 damla
Yer döşemeleri fayans seramik vs. temizliği 1lt suya 10 damla
Küvet klozet banyo wc temizliği 1lt suya 5 damla
Otomobil iç ve dış temizliği 1lt suya 30 damla
Ağır kirlilerin çıkarılması 1/1 kullanım
Renkli çamaşırların yıkanması 5kg çamaşıra 30 damla
Bulaşıkların elde yıkanması 1lt suya 5 damla
DROP NEDİR?

Çevreci ve Ekolojik bir üründür. Her türlü alerjik hastalar rahatlıkla kullanabilir.
Mısır bitkisi ve hindistan cevizi türevinden yapılan bir üründür. Ayrıca kendine özgü güzel bir kokusu vardır.
Drop hem bitkisel hem de ekonomik bir üründür.
Dropla temizlik yaptıktan sonra kirli suyunu bitkilere dökerek beslenmesini sağlayabilirsiniz.
Elde ve ciltte her türlü kirliliği temizlerken cildi nemlendirir ve ipeksi bir doku kazandırır.


Mikrotem ürünlerinin pek çoğu konsantre ürünlerdir.Konsantre olmayan ürünlere kıyasla çok daha az tüketilir.Uzun süre dayanır ve geç kirlenme sağladığından temizliğe daha az zaman ayırırsınız.



Konsantre Ürünleri Kullandığınızda



· Her bir kullanım başına daha az para ödersiniz.

· Daha az ambalaj malzemesi sarfetmek süretiyle doğanın korunmasına katkıda bulunursunuz.

· Evinizde ürünlere daha az yer ayırmak süretiyle yerden kazanırsınız.

· Konsantre ürünler daha uzun süre dayandığından alış verişe daha az vakit harcarsınız.

HER MİKROTEM ÜRÜNLERİ ALDIĞINIZDA SAĞLIK EKONOMİK HİJYEN ÇEVRE BİLİNCİ TEMİZLİK KALİTESİ VE TATMİN GARANTİSİNİ DE BERABERİNDE ALIRSINIZ

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

YAPAY CENNET(Kayıp şehir Atlantis...Dubai de Lüx Bir Otel Hayell

12/12/2009 · Kategori: seyahat



Gecesi yaklaşık 30 bin YTL olan ve dubainin ünlü palmiye adası üzerinde yer alan otelde Güney Pasifiğin eşsiz deniz altı manzarası eşliğinde uyumak mümkün.

Palmiye adası ve Atlantis oteli çevrecilerin eleştirilerine hedef olsa da otelin açılışı yarın gerçekleştiriliyor.


Otelin akvaryum manzaralı yatak odaları Atlantis'e adına yakışır bir hava katıyor


Otelin açılışından önce Atlantis'e davet edilen gazeteciler watozları izliyor







Banyonuzu 65 değişik balık türü ve yunuslar arasında alabilirsiniz


Oteli inşaa eden Kerzner International yetkilisi 1.5 milyar dolarlıklık böyle bir projenin herhangi bir yere inşaa edilemeyeceğini söylüyor.






Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

'Aşk-ı Memnu modası' ihya ediyor

11/12/2009 · Kategori: moda


Televizyonların izlenme rekorları kıran dizisi Aşk-ı Memnu'nun kahramanlarının giydiği kıyafetler, taktığı takılar yeni bir pazar yarattı. Beren Saat'in canlandırdığı Bihter'in kullandığı makyaj ürünleri, kıyafetler ve takılara ilgi yoğun.
 
İzlenme rekorları kıran son dönemin popüler dizisi Aşk-ı Memnu kendi modasını yarattı. Dizinin baş kahramanlarının giydiği, taktığı, yediği her şey tüketicilerin yakın takibinde. Perşembe akşamı yayınlanan diziyi izleyenler kıyafetten, takıya, makyaj ürünlerinden, ayakkabıya kadar oyuncuların kullandığı ürünleri bulmak cuma sabahı mağazaların yolunu tutuyor.
Beren Saat'in canlandırdığı Bihter'in kullandığı makyaj ürünlerinin ve takıların izini süren tüketiciler M.A.C ve Bee Goddess'un yolunu tutarken, ayakkabı tutkunları ise Sertaç Delibaş'ın koleksiyonlarına yakın ilgi gösteriyor. Dizinin Adnan ve Bihter çiftiyle, Behlül karakterlerinin yatak odalarını süsleyen Linens ise gelen talep karşında sitesinde yeni bir kategori daha açmış Aşk-ı Memnu modası...
 
 
Adnan'ı giydirdi gözü yeni karakterlerde
Aşk-ı Memnu dizisinin çanta ve giyim sağlayıcıları arasında Türkiye'de Eren Holding tarafından temsil edilen Lacoste ve Burberyy markaları bulunuyor. Dizide Lacoste Selçuk Yöntem'in canlandırdığı Adnan karakterini giydirirken, Burberyy ise Bihter'in çantalarını sağlıyor. Lacoste'un televizyon reklamı spotu olmadığını dile getiren Eren Perakende Grubu Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Nilgün Bodur, "Televizyonda çok daha etkili olan, zaplanmayan, prime time'da yayınlanan en iyi dizilerde boy göstererek çalışıyoruz" dedi. Aşk-ı Memnu dizisinde Adnan dışında, Beren Saat'in canlandırdığı Bihter ve Kıvanç Tatlıtuğ'un oynadığı Behlül karakterlerini de giydirmeyi istediklerini ifade eden Bodur, Lacoste'un bu işten en çok yarar sağlayan markalardan biri olduğunu söyledi. "İmaj anlamında çok faydası var. Mağazalarımızdan gelen tepkilere göre dizi, oyuncu ve karakter seviliyorsa bu birebir satışa dönüşüyor" diyen Bodur, dizi karakterlerini giydirerek bir yandan da Türkiye'deki yerli idolleri bulmaya çalıştıklarını kaydetti. Türkiye'de markalarıyla bütünleşecek yerli kahramanlar aradıklarını ve bunun için de dizilerde yer aldıklarını belirten Bodur, Aşk-ı Memnu dizisinde bir hafta için 15-20 Lacoste marka ürün ve 5-6 adette Burberyy marka çanta sunduklarını kaydetti.
 
 
Bihter, ayakkabı satışlarını yüzde 25 artırdı
Bihter'in kullandığı ayakkabılarda imzası olan Sertaç Delibaş ise daha çok özel koleksiyonlar yaratıp butik üretim yapıyor. Dizi için hazırladığı koleksiyonlardan bir grup yolladıklarını ve bu ayakkabıların çekimlere göre kullanıldığını ifade eden Sertaç Delibaş, "Bihter ve Peyker'in ayakkabılarının sponsoruyuz. Ayakkabılarımız haftada 4-5 çift kullanılıyor. Aşk-ı Memnu bir marka dizisi ve trend yaratma gücü var. İnsanlar dizide gördükler herhangi bir aksesuarın peşine düşebiliyor. Dolayısıyla böyle bir dizinin sponsorları arasında yer almak bizim açımızdan önemli" dedi. Yılda yaklaşık 2 bin adet üretim yaptığını ve bu üretimin yaklaşık 450 çiftinin yurtdışına satıldığını ifade eden Delibaş, dizinin satışlarını yüzde 25 artırdığını kaydetti. Teşvikiye'de yer alan showrooma Bihter'in ayakkabıları için gelenlerin olduğunu aktaran Delibaş, tasarladığı ayakkabıların A plus kadın profiline hitap ettiğini belirtti. Delibaş, diziye birinci sezondan beri desteklerinin sürdüğünü kaydetti.
 
 
Dizideki makyajı kataloga taşıdı
Aşk-ı Memnu dizisinin makyaj malzemelerinin sponsorluğunu yürüten M.A.C ürünleri de dizide kullanılan diğer markalar gibi kadınların ilgi odağında. Türkiye'de İstanbul ve Ankara'da satış mağazası olan markanın ürünlerine diğer illerden ulaşmak isteyenler olduğunu belirten ELCA Kozmetik Türkiye Ofisi Pazarlama Müdürü Zehra Gözükara, özellikle dizi yayımlandıktan sonra Cuma günü ve hafta sonunda mağazalarına gelen ziyaretçilerin dizide kullanılan ürünlere ilgi gösterdiklerini dile getirdi. Mağazalarında dizilerden veya dergiler için yapılan işlerden kesitlerin yer aldığı çekimlerin bir katalog halinde müşterilerine gösterildiğini söyleyen Zehra Gözükara, "Dizinin izlenme oranları çok yüksek. Görüntü kalitesi ve mecra olarak da bize uygun ayrıca daha çok kadınların izliyor olması nedeniyle hedef kitlemiz açısından markamıza çok uygun bir dizi oldu ve sponsor olduk. Satışlarımıza olumlu etkisi yadsınamaz" dedi. Aşk-ı Memnu dizisinde görüp gelen müşterilerin en çok allık fırçası, pudra, ve renkli makyaj malzemelerine ilgi gösterdiğini anlatan Gözükara, dizinin popülaritesi sürdüğü sürece sponsor olacaklarını belirtti.
 
 
Bihter'in pırlanta kolyeleri revaçta
Aşk-ı Memnu dizisinde Bihter, Firdevs ve Peyker karakterlerinin kullandığı takılardan bir kısmı ise Bee Goddess markasına ait. Ece Şirin tarafından geçen yıl açılan Tılsım Mücevher tarafından üretilen Bee Goddess marka pırlantalı ürünlerin fiyat aralığı 170 dolardan ile 28 bin dolar arasında değişiyor. Kate Moss, Donna Karan, Paris Hilton,Kevin Costner, Patricia Field, Kylie Minogue gibi isimlerin kullandığı Bee Goddess'ın dizide daha çok pırlanta ürünlerinin kullanıldığını aktaran Bee Goddess Genel Müdür Yardımcısı İclal Tiryaki, "Müşterilerimizden güzel tepkiler geliyor, zaten kulaktan kulağa yayılıyor ürünler. Ancak özellikle Bihter'inkiler revaçta" diye konuştu. Tiryaki ürünlerinin her birinin mitolojik bir kahramanı simgelediğini ve öyküsü olduğunu anlattı.
 
 
Giyim meraklıları tasarımlarının peşinde Dizide Bihter'in kıyafetlerini yakından takip edenler modacısını arar oldu. Bihter'in en çok beğeni toplayan aksesuarlarından biri olan kıyafetleri Arzu Kaprol'ü elinden çıkıyor. Arzu Kaprol markası sadece Bihter'in kıyafetlerin de değil, Linens mağazalarınsa satışa sunulan Arzu Kaprol Home serisiyle Behlül'ün yatak odasında da yer alıyor. Dizinin takip edilmesinde estetik anlayışın önemli bir rolü olduğunu söyleyen Modacı Arzu Kaprol, diziyle birlikte markasının ürün algısının çok fazla yaygınlaştığını ifade etti. Kaprol, "Özellikle tasarım detayları otto-modern felsefeyi yansıtan tasarımlar kullanılıyor. Bu da insanların dikkatini çekiyor. Kullanılan ürünlere Türkiye'nin farklı noktalarından talep ediliyor. Toplam görsel estetik nedeniyle tasarladığım ürün algısı da yaygınlaştı" diye konuştu. (Referans)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

SARI KANTARON ve ADA ÇAYI

11/12/2009 · Kategori: saglik


Ada çayı (Salvia), Diş otu veya Meryemiye olarak da bilinir, ballıbabagiller(Lamiaceae) familyasından salvia cinsini oluşturan kokulu bitkilere verilen ad. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek,kaz,tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.

Adaçayı 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Bahçe ada çayı, güneşli bir yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için, kış boyunca çam dalları ile örtülmesi doğru olur. Ülkemizde İzmir bölgesinde bahçe adaçayı yetiştirilmektedir. Bir başka tür olan çayır ada çayı,çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi–menekşe renkli çiçeklerin pırıltısı uzaklardan seçilebilir. Çayır ada çayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. Anadolu ada çayından "elma yağı" veya "acı elma yağı" denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi (bahçe) adaçayına benzemektedir.

FAYDALARI

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, ada çayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyibalgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DOMUZ GRİBİ AŞISININ ZARARLARI

20/11/2009 · Kategori: saglik



Grip Aşısı Konusunda Uzmanlar Uyarıyor : "Dünya Sağlık Örğütü Örgütü aşıyı onayladı, aşı hastalıktan korunma için yapılır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa çok geç kalınmış olabilir ve tehlikeli sonuçlara sebep olur."

Domuz gribi aşısının ilk 500 binlik bölümü 19 Ekim 2009’da Ankara'da olacak. Ankara, İstanbul ve Adana'da test merkezleri kurulacak. Aşılanmayan öğrenci kalmayacak.

Domuz Gribi Aşısı Türkiye'deMilli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, domuz gribi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'nın, tüm tedbirleri aldığını belirterek, "Domuz gribine karşı tüm okullarda aşı uygulanacak" dedi. Bakan Çubukçu, Tekirdağ'da katıldığı bir lisenin açılış törenindeki açıklamalarında "Biz de, hastalığın görülmesi ve yayılması durumuyla ilgili kararlar aldık. Biliyorsunuz 16 milyon çocuğumuz okul çağında. 'Okullarda ne tür tedbir alabiliriz' diye görüşmeler yaptık Hastalığın yayılması durumunda eğitimin aksamaması için telafi eğitim olarak diğer koşullarda ne yapabiliriz konusunda ekip oluşturduk" dedi. Çubukçu, büyük bir felaket beklentisi içinde olmadıklarını en iyi ve en kötü senaryolar için hazırlıklar yaptıklarını sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 500 bin dozluk ilk parti domuz gribi aşısının 19 Ekim Pazartesi günü Ankara'da olmasının beklendiğini bildirdi. Buzgan, 3 aşı firmasından aşı alımı bağlantısı yapıldığını belirterek aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde test edileceğini anlattı. Buzgan, bunun 5 gün ile 3 haftalık bir süreç alabileceğini kaydetti. Buzgan, ayrıca domuz gribi tam testleri yapmak üzere Ankara, İstanbul ve Adana'da 3 yeni laboratuar kurulacağını bildirdi.
Dünya Sağlık Örğütü Onay Verdi

"Dünya Sağlık Örgütü onay verdi"
İ.Ü. Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr Selim Badur :
"Domuz gribi aşısı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tararından çok sıkı kontrol edildi ve güvenliği hakkında klinik çalışmalar yapıldı. WHO sadece aşıyı değil aşı içindeki katkı maddelerini güvenlik testine tabi tuttu."

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy:
"Domuz gribi için üretilen aşının ölümcül bir etkisi yok. WHO aşının yan etkileri ve güvenilirliği konusunda uzun zaman detaylı araştırmalar yaptı ve tam onay verilip aşı klinik kullanıma sunuldu. Zaten hem ABD hem de WHO yetkilileri bunun altını çiziyorlar. İnsanlarda 'Grip olmayabilirim o halde neden aşı olup yan etkilerini yaşayayım' mantığı oluşuyor. Aşı ilaç değildir. İlaç tedavi yönteminde kullanılır ve sonradan alındığında da çok geç kalınmış değildir. Ancak aşı hastalıktan korunma için alınır ve hastalık ortaya çıktığında aşı olunmamışsa artık çok geç kalınmıştır."

ABD’de  “Aşılar tehlikeli” kampanyası hortladı.
 
Amerika’da aşıların güvenli olmadığını belirten Anti Vaccine Movement adlı hareket, “Domuz gribi aşısı domuz gribinden daha tehlikeli” diye kampanya başlattı.
Tüm dünya domuz gribi hastalığından nasıl korunulacağı yönündeki tartışmalara kilitlenmiş durumdayken bu tartışmanın en ateşli şekilde yaşandığı ülkelerin başında ABD geliyor.

New York Times gazetesi, işte bu aşı tartışmasını sayfasına taşıdı. Gazete Amerika’da aşı karşıtlarının domuz gribi aşısıyla bir kez daha güç kazandığını belirterek haber kanalı CBS tarafından yapılan anketin sonuçlarını yayınladı. Buna göre Amerikalıları’ın sadece yüzde 46' sı domuz gribi aşısı olacağını söylüyor. Konu çocuklar olduğunda ise bu sayı daha da aşağı düşüyor. Her 10 aileden sadece 6'sının çocuklarını aşılattırmayı düşündüğünü kaydeden NYT, Sağlık uzmanlarına göre geri kalan yüzde 40'lık kesimin büyük tehlike altında olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar özellikle hamile kadınların aşıyı olmadan domuz gribine yakalanmaları durumunda çok büyük ölüm riski taşıyacaklarım bildirdi.

Hastanelerde 18 yaş altı ziyaretçiye yasak
Buna rağmen kendilerine Anti Aşı Hareketi (Anti Vaccine Movement) diyen bir grup, aşının virüsten daha tehlikeli olduğu konusunda dev kampanyalar yürütüyor ve internet üzerinden organize oluyor New York'ta 8 yaşındaki bir çocuğun domuz gribi aşısı olduktan sonra ölmesinin ardından şimdi tüm kampanyalarında bu çocuğu kullanıyor. ABD'li sağlık yetkililerine göre ile aşı ile çocuğun ölümü arasında bir ilişki yok Gazeteye konuşan sağlık uzmanları; “Eğer çocuklar ve hamile kadınlar aşı olmazlarsa, domuz gribine yakalandıkları zaman en büyük ölüm riski onlarda olacak” ifadelerini kullandı. Anti Aşı Hareketi aşının içindeki katkı maddelerinin Ölümcül hastalıklara yol açabileceğini, 1976'da olduğu gibi Guillain Barre sendromu ile sinir hastalıklarını tetikleyebileceğini belirtiyor. Öte 'yandan birçok hastanenin çocukların hastalardan grip virüsünü kapmasını engellemek için 18 yaş altında hasta ziyaretçilerine izin vermeyeceği açıklandı.


Domuz gribi aşısıyla ilgili iddialar vahim. Ölümcül olabileceği bile söyleniyor. En yetkili ağız, Prof. Dr. Ceyhan iddialara yanıt verdi.

Türkiye’yi domuz gribi korkusu sardı. Salgının önüne geçmek için Ekim ayı sonunda uygulanması beklenen aşı daha yapılmadan tartışmaya neden oldu. Aşının ölümcül olabileceği kaygıları dile getirilirken domuz gribi hastalığını atlatmış Türk profesör bu eleştirilere yanıt verdi.

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Yan etkiler diğer uyguladığımız aşıların yan etkilerinden farklı değil. Bu virüs şekil değiştirip daha ölümcül olmasın diye aşının yapılması gerekiyor. Bekleyip görelim olmaz. Ölümcül seyrederse bunun pişmanlığı olmaz” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan xprodoksit.com'un sorularını yanıtladı. Ceyhan’ın çok tartışılan domuz gribi aşısıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

-Aşının yan etkilerinin etkisinden daha ölümcül olabileceği konuşuluyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herhangi bir ilaç veya aşının yan etkisi olmaması mümkün değil. Su hayati bir sıvı. İçmeden yaşanmaz, ama çok fazla çok içerseniz sudan bile zehirlenmek mümkün. Tıpta etkiler ve yan etkiler masaya yatırılır. Etkileri ağır basıyorsa yan etkileri ağır basmıyorsa buna tamam denir. Bu aşının ölümcül olabileceği iddiaları asılsız ve bilimsel dayanağı yok. Aşı henüz herhangi bir ülkede uygulanmaya girmedi.

-Bu aşının özelliği, diğerlerinden farkı nedir?
Yapı olarak aslında bu bir grip aşısı. İçindeki maddelerde aşağı yukarı aynı. Yan etkileri mevsimsel grip aşısının yan etkileri ile benzer. Geçmişte aşının yan etkilerinden değil, üretimden kaynaklanan bazı hatalar nedeniyle sorunlu aşılar olmuştu. Bu aşıyı o yaşanan sorunlarla karıştırmamak gerek.

-İçindeki adjuvan maddesiyle ilgili eleştiriler var. ABD’deki aşılarda bu madde yok. Bu nasıl bir sıkıntı yaratır?
Bizim şu an kullandığımız bütün aşılarda bu madde var. Sadece ABD aşı firmalarına büyük paralar ödeyerek adjuvansız aşı üretimi istedi. Adjuvan bir alüminyum bileşiğidir. Belli bir yan etkisi var. Eğer paranız varsa, gücünüz varsa, parayı ödeyerek bunu yaptırırsınız. ABD yaptı ama onun için bu şekilde üretilen aşılar yetecek mi göreceğiz. Mevcut aşıyı ABD dışında bütün batı ülkeleri kullanacak.

-Aşı yaptırmaktan çekinenler var. Beklemek isteyenler için ne dersiniz?
Hafif seyrediyor, aşıyı yapmadan beklesek diyenler var ve olacaktır. Ama bu suçiçeği için olsa tamam. Belli sıklıkta seyrediyor. O zaman beklersiniz. Ancak burada böyle bir şansımız yok. Bekleyip göreyim olmaz. Ya aşılayacak ya da aşılamayacaksınız. Virüsün şekil değiştirip daha ölümcül olmasından korkuyoruz. Ölümcül seyrederse onun pişmanlığı olmaz.

-Aşı geldiğinde nasıl uygulanacak? İsteyen herkes yaptırabilecek mi?
Aşı daha gelmeden nerede nasıl bulacağım telaşı başladı. Böyle bir olay yok. Aşı kimsenin isteğine bırakılmayacak. Ne serbest piyasada ne eczanelerde olmayacak. Sağlık Bakanlığı aşıları aşı merkezlerine dağıtacak. Başta gebeler, bebekler, sağlık personeli olmak üzere risk grubuna belli bir liste dahilinde yapılacak.

-Sizin de domuz gribine yakalandığınızı biliyoruz. Nasıl atlattınız?
Eşimle geçen Temmuz’da ABD’ye gittiğimizde yakalandık. İki gün hafif ateş ve kırgınlıkla atlattık. Evde dinlendim. Eğer kronik bir başka rahatsızlığınız yoksa ilaç kullanmak da gerekmiyor. Ateş düşürücü, ağrı kesici kullanılabilir. Bilkentte hastalanan öğrenciler açısından da büyük bir sıkıntı yok. Onlar da bir iki güne iyileşir. Şu anki haliyle korkulacak bir durum yok. Aşının nedeni virüsün şekil değiştirip daha öldürücü olmasını önlemek.


Domuz gribi aşısı hakkındaki tartışmalara son noktayı Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı koydu.  22 Ekim 2009

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Gaye Usluer, domuz gribi aşısının hiçbir yan etkisinin bulunmadığını söyledi.

Prof.Dr. Gaye Usluer, virüse karşı üretilen domuz gribi aşısının herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Prof.Dr. Usluer bu konuda Türkiye’de bir bilgi kirliliği yaşandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Aşının gücünü arttırmak için ‘Adjuvan’ denilen maddeleri içeren aşılar ile saf antijen içeren adjuvansız aşılar hazırlanmıştır. Aşı içeriğinde bulunan antijene bağlı yan etkiler her iki aşı için de şüphesiz aynı olacaktır. Burada akla gelen adjuvanların yan etkilerinin neler olabileceğidir. Bugün tüm dünyada aşı üretiminin en önemli kısmını karşılayan şirketlerin adjuvan olarak kullandığı madde skualen denilen bir maddedir. Skualenin sağlıklı bir insanın kanında serbest olarak dolaşma birlikte olan bir madde olmakla birlikte kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Bu madde grip aşılarında 1997’den beri kullanılmakta olup, bugüne kadar 20 milyon kişiye olan uygulamada hiçbir ciddi yan etki görülmemiştir. Şu anda Türkiye bir ciddi kirli bilgi ağı bulunmaktadır. Herkes konuşuyor. Konuyla ilgili bilgili olan, olmayan konuşuyor. Bilgi dışındaki kaygılar toplumun genelini genel toplum kaygıları olarak yansıyor. Bilgi kirliliğini birazda medya ve hekim arkadaşlar birlikte yapıyoruz.”  22.10.2009 / DHA.


T.C. Sağlık Bakanlığının 27/10/2009 Tarihli Açıklama (H1N1 AŞI TAKVİMİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI)
 
Evrensel nitelikleri ve daha çok da ülkemizi ilgilendiren boyutları ile H1N1 Pandemisi (salgını) sürecini hassas bir biçimde takip ediyoruz. Bu süreçte kamuoyumuzu medyamız aracılığı ile eşit, hızlı, açık ve şeffaf bir biçimde bilgilendiriyoruz. Medyamızın bu husustaki konuk taleplerini de Bakanlık Bürokratları ve Pandemi Bilim Kurulu Üyelerimiz içerisinden aynı prensiplerle karşılıyoruz.

Bu oldukça yoğun, hassas ve önemli süreçte bazen çeşitli spekülasyonlarla karşılaşıyor ve halkımızın kafasını karıştırıcı, olumsuz algılamalara sebep olabilecek dedikoduların üretildiğini üzülerek görüyoruz.

Kamuoyumuzu doğru bilgilendirmek konusunda sürece olan desteklerine her zaman şükran duyduğumuz medyamızın ilgililerinden, muhabir arkadaşlarımızdan istirhamımız Sağlık Bakanlığı’nın resmi açıklamaları dışında spekülatif bilgilere itibar etmemeleridir.

Bu vesile ile H1N1 Aşı Takvimi ile ilgili aşağıdaki hususları dikkatinize bir kere daha önemle sunuyoruz:

1- Aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Laboratuarlarımızda yapılan ön kontrolleri olumlu sonuçlanmıştır. Bu gelişmeden yola çıkarak zaman kazanmak ve gecikmelere sebebiyet vermemek için aşıların illere sevki yapılmıştır. Söz konusu Ulusal Referans Merkezimizden son kontrollerle ilgili olumlu rapor alınmadan aşı uygulamasına başlanılmayacaktır.

2- Aşı uygulamasına başlanılacağına dair gün ve tarih verilerek üretilen spekülatif haberler doğru değildir. Uygulama için her türlü hazırlık tamamlanmıştır. Son kontrollerin olumlu raporu alındığında hem bu husus hem de aşı uygulamasının aşamaları medyamız aracılığı ile kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

3- Sağlık hizmetlerinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar dikkate alınarak aşı uygulamaları ile ilgili medyamızın görüntü talepleri Müşavirliğimiz tarafından hem görüntü hem de fotoğraf olarak temin edilecek ve bütün medya kuruluşlarımıza ulaştırılacaktır.

H1N1 Pandemi süreci aynı zamanda bir sosyal ve toplumsal sorumluluk sürecidir. Bu sürecin iletişim ayağını birlikte yürüttüğümüz medyamızın konuya bu çerçevede gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyoruz.


02 KASIM 2009 TÜRKİYE'DE İLK DOMUZ GRİBİ AŞISI YAPILDI

500 bin dozluk Novartis üretimi ilk parti aşılar, 81 ilin sağlık  müdürlüklerince sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Pandemi Bilim Kurulu’nun  verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen ‘H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi’ne göre, ilk aşı uygulamaları sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına bugün yapılmaya başlandı. Uygulamayla yaklaşık 350 bin sağlık çalışanının aşılanması öngörülüyor.

İLK AŞI ANKARA SAĞLIK MÜDÜRÜNE YAPILDI...

Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, Sağlık Bakanlığı Ankara Numune  Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hazırlanan H1N1 Aşı Odası’nda domuz gribi aşısını ilk yaptıran isim oldu. Aksoy’dan sonra ise hemşire, doktor, 112 çalışanları olmak üzere çok sayıda sağlık hizmeti veren personele aşı yapıldı. Aşı uygulamasıyla ilgili ilk görüntü ve fotoğraflar, sağlık hizmetinin aksatılmaması, hijyen kurallarının ihlal edilmemesi ve birey haklarına özen gösterilmesi gibi kaygılar nedeniyle Sağlık  Bakanlığı Basın Müşavirliği tarafından çekilerek, basına dağıtıldı.


Aşı yaptıracaklar dikkat! 
İşte domuz gribi aşısının yan etkileri..
 

Domuz Gribi aşısı yaptıracaklara, aşılar uygulanmadan önce bazı bilgilendirme formları dağıtılıyor.

Bu formlarda aşı yaptıracak kişilere aşının yan etkileriyle ilgili Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları da bulunuyor.

Türkiye'de, İtalya'da üretilen "fosetria" adlı H1N1 aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olacaklara hastanelerde bilgilendirme formları da dağıtılıyor. Formlarda aşının kimlere yapılmayacağına ilişkin uyarılar var. Buna göre, yumurtaya karşı allerjisi olanlar, önceki grip aşılarına allerji gösterenler, çevresel sinir sistemi bozukluğundan kaynaklanan gbs sendromu geçirmiş kişiler ile kauçuğun hammaddesi olan latex'e allerjisi olanların aşı olmamaları isteniyor. 38 derece ve üstü ateşi olanlar da aşı yapılmayacak gruplar arasında yer alıyor.

NTV'nin haberine göre, bilgilendirme formunda aşının yan etkilerine ilişkin uyarılar da var. Buna göre, aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik oluşacak, baş, kas ve eklem ağrısı yaşanabilecek. Ateş, mide bulantısı, terleme, üşüme ve titreme ile lenf bezlerinde şişlik de yan etkiler arasında.

Formda, çok nadiren görülebilecek korkutucu yan etkilere dair uyarılara da yer veriliyor. Ciddi allerjik reaksiyonlar, beyin dokusu, sinir, böbrek ve damar iltihabı, bilinç kaybı ve istemli kaslarda şiddetli ritmik kasılmalar, yüz felci ve solunum sistemi rahatsızlıkları bunlar arasında sayılıyor.

Bilgilendirme formunda bu ağır yan etkilerin, yıllardır kullanılan mevsimsel grip aşılarında zaman zaman görüldüğü hatırlatılıyor. Domuz gribi aşılarında bu tür belirlenmiş yan etkilere şu ana kadar rastlanmadığı, sadece görülebileceği varsayımından yola çıkılarak bu uyarıların yapıldığı vurgulanıyor.

Aşısı da hasta etti! 
Domuz gribi aşısı olan 2 sağlıkçı hastanelik oldu..

MUŞ'a gönderilen 900 doz domuz gribi aşının öncelikli olarak sağlık çalışanlarına uygulanmasına devam edilirken, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde erkek hemşire olarak görev yapan 29 yaşındaki Erhan Savaş ile aynı hastanenin gelir biriminde görevli memur 32 yaşındaki Ahmet Can, dün yapılan aşıdan yaklaşık 5 saat sonra rahatsızlanınca hastaneye müracaat etti. Kalp hastası olan Erhan Savaş Devlet Hastanesi'nin Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alınırken, Ahmet Can ise aynı hastane gözetim altında tutuluyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Kenan Akpolat, "Korkulacak birşey yok" dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından 2 Kasım Pazartesi günü Muş'a gönderilen 900 doz domuz gribi aşısı, 3 Kasım Salı gününden itibaren, öncelikli risk grubu içinde yer alan sağlık çalışanlarına yapılmaya başlandı.

Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde erkek hemşire olarak görev yapan Erhan Savaş ile yine aynı hastanenin gelir biriminde görevli memur evli ve 1 çocuk babası Ahmet Can'a dün aşıları uygulandı. Mesai bitimi evlerine dönen 2 kişi, aşı yapıldıktan 5- 6 saat sonra rahatsızlık hissetmeye başladı. Savaş ve Can, nefes darlığı, kas ve eklem ağrıları şikayetleriyle Devlet Hastanesi'ne müracaat etti. Muş Devlet Hasanesi'nde tedavi altına alınan 2 kişiden kalp hastası olan Erhan Savaş, Yoğun Bakım Servisi'nde tedaviye alınırken, Ahmet Can'ın ise Acil Servis'te gözetim altında tutulduğu bildirildi.

İl Sağlık Müdürü Dr. Kenan Akpolat, domuz gribi aşısı yapıldıktan sonra rahatsızlanan ve yoğun bakımda olan Erhan Savaş'ın kalp hastası olduğunu belirtti. Dr. Akpolat, "Her aşıda olduğu gibi domuz gribi aşısında da bu tür şikayetler olabilir. Erhan Savaş, tedbir amacıyla bulunduğu yoğun bakımdan normal servise çıkarılacak. Yine kontrol amaçlı gözetim altında tutulan Ahmet Can da taburcu edilecek. Korkulacak birşey yok" dedi.

Rahatsızlığının kesin sonucunu bilmediğini belirten Ahmet Can, "Salı günü öğlen saatlerinde aşı olduk. Yaklaşık 5 saat sonra vücudumda halsizlik ve eklemlerimde ağrılar oluşmaya başladı. Benden alınan numuneler Ankara'ya gönderildi. Şu anda kendimi iyi hissediyorum. Belki de psikolojiktir" diye konuştu.

BURSA'nın Orhaneli İlçesi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde görevli hemşire 22 yaşındaki Şeyda Kartal, domuz gribi aşısı yapıldıktan bir süre sonra rahatsızlanınca hastanede tedavi altına alındı. Hemşirenin sağlık durumunun iyi olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, “Herhangi bir aşıdan sonra böyle bir durum yaşanabilir. 10 bin kişiye domuz gribi aşısı yapıldı. Sadece bir kişide bu durum ortaya çıktı” dedi. Hemşire Şeyda Kartal

Orhaneli Devlet Hastanesi Acil Servis'te görev yapan hemşire Şeyda Kartal, dün Sağlık Bakanlığı'nca gönderilen domuz gribi aşısını yaptırdıktan bir süre sonra rahatsızlandı. Aşı yapılan kolunda kaşıntı ve kızarıklık ortaya çıkan Şeyda Kartal, çalıştığı hastanede tedavi altına alındı. Tansiyon ve kalp çarpıntısı şikayetleri olduğunu söyleyen Şeyda Kartal, burada görevli olan tek hekim tarafından Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Çekirge Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'ndeki müdahalenin ardından gözlem altında tutulan Şeyda Kartal'ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, tüm aşıların aşırı duyarlı kişilerde reaksiyon verebileceğini söyledi. Dr. Akan, “Hemşire arkadaşımızda aşı yapıldıktan birkaç saat sonra ufak bir kalp çarpıntısı başladı. Hastanemizdeki imkanların kısıtlı olması ve tek hekimin bulunması nedeniyle, kendisi rahatsızlığın belirlenmesi için Çekirge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Rahatsızlığın aşıya bağlı olup olmadığı bilinmiyor. Konuyu araştırıyoruz. Bursa'da 10 bin kişiye aşı yaptık. Sadece bir kişide bu durum ortaya çıktı” diye konuştu. 5.11.2009

Buldan'da domuz gribi aşısı olan doktor fenalık geçirdi.

Denizli'nin Buldan ilçesindeki sağlık çalışanları, domuz gribine karşı aşılandı. Aşı yaptıran bir doktor fenalık geçirdi.
Abdullah Sayıner Göğüs Hastalıkları Hastanesinde doktorlar ve sağlık çalışanlarına Domuz gribi aşısı yapıldı. Hastanede görevli Dr. Hamdi Topçu, aşı vurulduğu sırada fenalık geçirdi.
Doktor arkadaşları tarafından ilk müdahalesi yapılan Topçu, iki saat hastanede müşahede altında tutuldu.
Neden fenalaştığını bilmediğini ifade eden Dr. Topçu, aşının etken maddesinin yumurta olduğunu, yumurtaya karşı bir alerjisi olmamasına rağmen aşı vurulduğu sırada birden halsizleştiğini ve bilincinin kaybolduğunu söyledi. Domuz gribi aşısının kesinlikle hastanelerde doktor gözetiminde yapılması gerektiğini dile getiren Topçu, daha sonra taburcu oldu.

Not: Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre ilk 2 günde hacı adayları ve sağlık çalışanlarına 80bin aşı yapılmış.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğrencilerin yarından itibaren aşılanmaya başlanacağını söyledi. (16.11.2009)
Bakan Akdağ, temaslarda bulunmak üzere geldiği Erzincan'da Vali Abdülkadir Demir'i makamında ziyaret etti.
Domuz gribi ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında gazetecilere bilgi veren Akdağ, yarından itibaren okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğrenciler ile sürekli hastalığı olan vatandaşların beyan usulüne göre aşılanmasına başlanacağını anımsattı. Akdağ, vatandaşların aşı konusunda tereddüt etmemelerini istedi.
Bilim adamlarının salgın konusunda geçen hafta sonu itibariyle yaptığı tahminlere göre, 400 bin vatandaşın hastalanmış veya hastalığı geçirmiş olabileceğinin bildirildiğini hatırlatan Bakan Akdağ, şöyle devam etti:
''400 bin kişi hastalanmış olabilir ama kış mevsimi boyunca hastalandırabilecek bir virüs var ortada. O zaman öncelikli risk guruplarını aşılayacağız. Aşının bazı yan etkileri var. Her biyolojik maddenin ve aşının yan etkileri olabilir. 300 bine yakın sağlık çalışanı aşılandı. Onların hepsi işinde gücünde. 400 bin kişinin hastalığı geçirdiğini düşünün. 60'ın üzerinde hayatını kaybeden vatandaşımız var. Demek ki aşının yan etkileriyle hastalığın risklerini karşılaştırdığımız zaman hastalığın riskleri kıyaslanamayacak kadar yüksek. O zaman devletimizin Avrupalı ülkeler gibi, çağdaş ülkeler gibi imkanlarını kullanarak, zamanında hareket ederek vatandaşına sağladığı bu sigortayı vatandaşımız kullansın diyorum ben.''
''Yeni aşı alımı'' konusundaki bir soru üzerine Recep Akdağ, Türkiye'nin elinde 2 milyon 400 bin doz aşı bulunduğunu, halen kullanılmaya devam eden aşıların kasım, aralık ve ocak ayında takviye edileceğini söyledi.
-''HAZIRLIKLIYIZ''-
Türkiye'nin domuz gribi olayına hazırlıklı olduğunu anlatan Sağlık Bakanı Akdağ, ''Hazırlıklı olmak çok önemli. Türkiye olarak biz bu meseleye çok hazırlıklıydık. Başından beri bir bilimsel kurul hazırlık yapmıştı. Bakanlık olarak bu hazırlıkları sıkı bir biçimde de takip ettik. Yaz mevsiminde Avrupa'ya hastalık yayıldığı halde Türkiye'ye bu hastalık gelmedi. Sonbahara doğru, kışa doğru bunun geleceğini de biz vatandaşa ilan etmiştik'' diye konuştu.
Akdağ, hastalığın yayılmaması için bireysel tedbirlerin iyi uygulanması gerektiğini vurgulayarak, ''Yani toplumun çok kullandığı yerlere dokundurduğumuzda ellerimizi iyi yıkarsak ki bunun sayısı 5-10 olabilir, sabunla yıkarsak. Kapalı yerleri iyi havalandırıp, hasta olanların başkasına bu hastalığı bulaştırmaması için gerektiğinde maske takmalarını, öksürdüklerinde tek kullanımlık mendil kullanarak o mendili çöpe atılmasını sağlarsak bireysel olarak bu hastalığın yayılmasını yavaşlatabiliriz'' dedi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Grip garipleri seviyor

19/11/2009 · Kategori: saglik


Hastalıktan korunmada dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, gribin en çok yoksul kesimleri tehdit ettiğini söyledi.

Mevsimsel grip döneminin başladığı bugünlerde düzenli uyku ve dengeli beslenmeye dikkat edilmesini tavsiye eden uzmanlar, yoksul vatandaşların büyük bir risk altında olduğunu ifade etti. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla mevsimsel grip döneminin başladığını kaydeden uzmanlar, hava sıcaklıklarının belirsizliği sebebiyle hastanelere olan başvurularda artış yaşandığını bildirdi. Mevsimsel gripten korunmak için vatandaşların temizliğe dikkat etmesini isteyen uzmanlar, iyi giymenin ve düzenli beslenmenin de unutulmamasını istedi. Uzmanlar, domuz gribi ile normal gribin aynı belirtileri gösterdiğini, bu yüzden vatandaşların herhangi bir durumda hekime müracaat etmesi gerektiğini söyledi. Yoksul vatandaşların dengeli beslenemediği için risk grubunda olduğu, yetkililerin dar gelirlilere yardım konusunda daha hassas olması gerektiği ifade edildi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

High Flow Range Mass Coriolis Flow Meter

30/10/2009 · Kategori: teknoloji

Ideal for the measurement of flow, density and temperature of liquids and slurries, such as aggressive or contaminated, sanitary or particle-filled fluids.Features:
Flow ranges from 60 to 60K Kg/Hr (2.2 to 1650 lb/min)
Accuracy up to 0.25% of reading
Materials: flow tubes - 316 L, splitter flanges - 316 Ti, housing - cast iron
Process temperature -40°F to 356°F
Ambient temperature -40°F to 140°F
Wide flow ranges
ACCURATE AND RELIABLEThis meter has the ability to maintain high accuracy, despite changing viscosity conditions, with accuracy of +0.25% of reading.

EASY CLEANING
The ACM series has smooth stainless steel tubes and no moving parts, and is therefore very easy to flush and clean.

MULTI-TASKINGThe ACM series of mass coriolis flow meters measure flow, density and temperature.

MATERIAL COMPATIBILITY
Because of the meter's 316 stainless steel flow tubes, the ACM series can measure a wide range of materials.

VARIETY OF ELECTRONICS
Electronics available for the ACM series include a local, hazardous rated display and a remote, panel-mount digital display

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Tüm ATM'ler birleşti

30/10/2009 · Kategori: finans

Tüm ATM'ler birleşti

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) koordinasyonunda çalışmaları yapılan ve Türkiye'de ATM hizmeti veren 26 bankanın da katıldığı Ortak ATM paylaşımına geçiş bugün itibariyle başlıyor.

BKM'den yapılan yazılı açıklamada, yeni sistem ile banka kartı sahiplerinin, tüm bankaların ATM'lerinden para çekebilecekleri ve bakiye sorgulama yapabilecekleri kaydedildi.

Açıklamaya göre, yine BKM tarafından uygulamaya sokulacak hizmet ile kullanıcılar, kendilerine en yakın ATM'ye cep telefonları ya da internet üzerinden ulaşabilecek.

Avrupa'da ilk kez bir ülkede, ATM hizmeti veren tüm bankaların, kart kullanıcılarının işlemlerini kolaylaştıracak ortak bir hizmet protokolüne imza attıkları vurgulanan açıklamada, proje için mevcut altyapısını geliştiren ve ciddi yatırımlar gerçekleştiren BKM'nin, proje için çalışmalarına iki yıl önce başladığı hatırlatıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal, projenin asıl hedefinin kart kullanıcılarına daha yaygın bir ATM hizmeti sunmak olduğunu dile getirerek, projenin ekonomiye ciddi katkılar sağlayacağını vurguladı.

Ortak ATM Sistemi ile şu an 22 bin adet olan ATM'den, 35 bin ATM'lik verim elde edileceğini belirten Özinal, para çekme işleminin kolaylaşması ile piyasada sirkülasyondaki para hacminin artacağını, nakit dolaşımının hızlanacağını, ekonominin kayıt altına alınmasına destek sağlanmış olacağını ve ülke ekonomisinin canlanacağını ifade etti.

Özinal, ''Ekim sonrası artan işlem hacmi ile birlikte 2009 yılı sonunda yıllık toplam işlem adedinin artacağını öngörüyoruz, ayrıca 2010 yılındaki artışın da yüzde 30 oranına ulaşmasını bekliyoruz. Verimlilikteki bu farkın ekonomiye katkısı yaklaşık 300 milyon doları bulacak'' dedi. http://www.stargazete.com/ekonomi/tum-atm-ler-birlesti-haber-216248.htm

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::